
Musab Taşpınarlı (Moral Haber Genç Kalemler sitesinden alınmıştır.)
Bu senede bir Kutlu Doğumu geride bıraktık. Yine meydanlardan, camilerden, stadyumlardan gül kokusu yayıldı aleme.
Ben bu sene ilk defa duydum. Sahabe-i Kiram da Peygamberimiz’in (s.a.v) doğumunu kendi aralarında kutlarlarmış. Onlardan sonra da asırlar boyu müslümanlar Nurlu Doğumu içtenlikle, vecd içinde kutlamışlar, Kainatın Efendisi’nin bu dünyayı şereflendirdiği kutlu zaman dilimine ta’zim ve hürmette kusur etmemişler.
Bizzat Rabbimiz (c.c) O’nu sevmemizi istiyor. O’na salat ve selam getirmemizi, her halinde ittiba etmemizi ve nefsimizden daha üstün tutmamızı istiyor.
O’na ta’zim etmek, O’nu sevmek kime kazanç sağlıyor? Tabi ki bize. O zaman niya sevmiyelim? Niye baştacı etmiyelim?
Peygamberimiz (s.a.v) hakkında yazılmış naatlardan dünyaca ünlü olan Kaside-i Bürde’nin son kısmında İmam-ı Busayri (rh.a) diyor ki:”Eğer ahirette O Peygamber (s.a.v) fazlından benim elimden tutmazsa bana, “Ey ayağı kaymış kimse (senin halin harap)” diye seslenin”
Başka bir beyitinde de “Allah Rasulü (s.a.v)’ den kime yardım ulaşmışsa, o kimse kendi inlerinde aslanlarla karşılaşsa, aslanlar ondan korkar.”
İşte Peygamber Efendimiz (s.a.v) böyle bir peygamber. İnanın Mevla teala’nın buyurduğu gibi ümmetine de öyle haris ki. Süleyman Çelebi’nin Mevlid’inde
İfade ettiği gibi:
Tıfl iken ol dilerdi Ümmetin,
Sen kocaldın terkedersin sünnetin
Biz de ümmet olarak böylesine bizleri önemseyen O Kainat Güneşi’ne
kayıtsız kalmayıp ümmetçe milletçe coşkuyla anıyor, bağrımıza basıyoruz.
Bu duygular içinde bu hafta Vakit Gazetesinin işaret ettiği “ Peygamber
Ocağıda Gül koksun” şeklindeki kampanyaya katılmamak mümkün mü? Ne kadar
anlamlı bir kampanya.
Her taraf gül koksun. Her yerde O Gül Peygember anılsın. Bundan
Peygamber Ocağının istisna tutulması doğru mu? Onun için en kısa zamanda
Peygamber ismiyle özdeşleşmiş Peygamber Ocağı’nda da kutlamalr olsun. Güller
dağıtılsın. Mevlidler okunsun. Ve densin ki:
Cümle zerrat-ı cihan edüp nida
Çağrişu ben dediler kim merhaba
Merhaba ey Al-i sultan merhaba
Merhaba ey Kan-i irfan merhaba
Merhaba ey Sırr-ı furkan merhaba
Merhaba ey derde derman merhaba
Merhaba ey Rahmeten lil alemin
Merhaba sensin Şefiu’l müznibin…
Bizzat Rabbimiz (c.c) O’nu sevmemizi istiyor. O’na salat ve selam getirmemizi, her halinde ittiba etmemizi ve nefsimizden daha üstün tutmamızı istiyor.
O’na ta’zim etmek, O’nu sevmek kime kazanç sağlıyor? Tabi ki bize. O zaman niya sevmiyelim? Niye baştacı etmiyelim?
Peygamberimiz (s.a.v) hakkında yazılmış naatlardan dünyaca ünlü olan Kaside-i Bürde’nin son kısmında İmam-ı Busayri (rh.a) diyor ki:”Eğer ahirette O Peygamber (s.a.v) fazlından benim elimden tutmazsa bana, “Ey ayağı kaymış kimse (senin halin harap)” diye seslenin”
Başka bir beyitinde de “Allah Rasulü (s.a.v)’ den kime yardım ulaşmışsa, o kimse kendi inlerinde aslanlarla karşılaşsa, aslanlar ondan korkar.”
İşte Peygamber Efendimiz (s.a.v) böyle bir peygamber. İnanın Mevla teala’nın buyurduğu gibi ümmetine de öyle haris ki. Süleyman Çelebi’nin Mevlid’inde
İfade ettiği gibi:
Tıfl iken ol dilerdi Ümmetin,
Sen kocaldın terkedersin sünnetin
Biz de ümmet olarak böylesine bizleri önemseyen O Kainat Güneşi’ne
kayıtsız kalmayıp ümmetçe milletçe coşkuyla anıyor, bağrımıza basıyoruz.
Bu duygular içinde bu hafta Vakit Gazetesinin işaret ettiği “ Peygamber
Ocağıda Gül koksun” şeklindeki kampanyaya katılmamak mümkün mü? Ne kadar
anlamlı bir kampanya.
Her taraf gül koksun. Her yerde O Gül Peygember anılsın. Bundan
Peygamber Ocağının istisna tutulması doğru mu? Onun için en kısa zamanda
Peygamber ismiyle özdeşleşmiş Peygamber Ocağı’nda da kutlamalr olsun. Güller
dağıtılsın. Mevlidler okunsun. Ve densin ki:
Cümle zerrat-ı cihan edüp nida
Çağrişu ben dediler kim merhaba
Merhaba ey Al-i sultan merhaba
Merhaba ey Kan-i irfan merhaba
Merhaba ey Sırr-ı furkan merhaba
Merhaba ey derde derman merhaba
Merhaba ey Rahmeten lil alemin
Merhaba sensin Şefiu’l müznibin…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder